Mustafa Kemal Atatürk, sporun sadece fiziksel bir güç gösterisi değil, aynı zamanda bir modernleşme ve karakter eğitimi aracı olduğuna inanıyordu. Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra, sporun kurumsallaşması için Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nı devlet himayesine almış ve bütçeden pay ayırmıştır.
Atatürk’ün spor anlayışını özetleyen en meşhur sözü, sporun ahlaki boyutuna yaptığı vurgudur: "Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim." Onun için bir sporcu, sadece sahadaki başarısıyla değil, centilmenliği ve zekasıyla da topluma örnek olmalıydı.
Atatürk’ün spor anlayışını özetleyen en meşhur sözü, sporun ahlaki boyutuna yaptığı vurgudur: "Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim." Onun için bir sporcu, sadece sahadaki başarısıyla değil, centilmenliği ve zekasıyla da topluma örnek olmalıydı.
- Beden Eğitimi ve Selim Sırrı Tarcan: Atatürk, modern beden eğitimi tekniklerinin Türkiye'ye getirilmesi için Selim Sırrı Tarcan’ı desteklemiş ve okullarda jimnastiği zorunlu hale getirmiştir.
- 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı: Milli Mücadele’nin başlangıcı olan 19 Mayıs’ı gençlere ve spora bayram olarak armağan ederek, dinamik bir nesil yetiştirme idealini perçinlemiştir.
- Kişisel İlgi Alanları: Atatürk bizzat sporun içindeydi. Florya’da halkla birlikte denize girmesi, kürek çekmesi, binicilik ve güreşe olan özel ilgisi bilinir. Özellikle ata sporu güreşi çok yakından takip eder, güreşçilerin sorunlarıyla bizzat ilgilenirdi.