
Ulu Önder, babamız, Paşamız Mustafa Kemal Atatürk, siroz hastalığının son evresinde vücudu çok zayıflamış, sık sık koma hâline girip çıkıyordu. Buna rağmen Hatay meselesi için, hasta hâliyle çalışıyor, çevresindekilere moral veriyordu. Son gece, 9 Kasım’ı 10 Kasım’a bağlayan gecede, Atamızın ateşi yükselmiş, nefes almakta zorlanmaya başlamıştı. Doktorlar başucundaydı, odada sessizlik hâkimdi. Doktorlarının yanında manevi kızı Afet İnan, yaverleri ve en yakın silah arkadaşları vardı.
Ulu Önder, babamız, Paşamız Mustafa Kemal Atatürk, siroz hastalığının son evresinde vücudu çok zayıflamış, sık sık koma hâline girip çıkıyordu. Buna rağmen Hatay meselesi için, hasta hâliyle çalışıyor, çevresindekilere moral veriyordu.Son gece, 9 Kasım’ı 10 Kasım’a bağlayan gecede, Atamızın ateşi yükselmiş, nefes almakta zorlanmaya başlamıştı. Doktorlar başucundaydı, odada sessizlik hâkimdi. Doktorlarının yanında manevi kızı Afet İnan, yaverleri ve en yakın silah arkadaşları vardı.
Atamızın vefatından önce:
“Beni toprağa değil, milletimin kalbine gömün”
anlamına gelen sözler söylemişti. Bu yüzden bugün Atamız Anıtkabir’de, ama adı her yerde.