Merhaba arkadaşlar, Google Türkiye'deki arama deneyimini yapay zeka destekli yeni özelliklerle güncelledi. Duyurulduğuna göre, "AI Modu" ve "AI Bakışı" (AI Overviews) adında iki yenilik kademeli olarak kullanıma sunulmaya başlandı. Bu yeni deneyim, Google'ın en gelişmiş yapay zeka modeli Gemini 3 tarafından destekleniyor ve hem Android hem de iOS cihazlardaki Google uygulaması ile arama sonuçları sayfasında erişilebilir olacak.
Bu güncelleme, bildiğimiz klasik bağlantı listesine dayalı arama şeklini biraz daha ileri taşıyor. Artık daha özetlenmiş ve bağlamına uygun yanıtlar sunmayı hedefliyor.
"AI Modu" adı verilen özellik, Google'ın şimdiye kadarki en yetenekli yapay zeka destekli arama deneyimi olarak tanıtılıyor. Gelişmiş muhakeme yeteneği ve çok modlu yapısı sayesinde sadece metin yazarak değil, sesli komutlarla veya hatta doğrudan kameranızla fotoğraf çekerek de arama yapabiliyorsunuz. Sistem, "sorgu yelpazesi" denen bir teknikle çalışıyor; yani tek bir soruyu alt başlıklara ayırıp web üzerinde aynı anda birçok sorgu yapıyor. Böylece seyahat planlamadan ürün araştırmasına, karmaşık bir konuyu anlamaktan karşılaştırma yapmaya kadar birçok senaryoda daha kapsamlı ve ilgili sonuçlar almamız hedefleniyor.
Diğer yeni özellik ise "AI Bakışı" (AI Overviews). Bu, özellikle hızlı bilgi edinmek isteyen biz kullanıcılar için düşünülmüş. Üretken yapay zekanın bir sorgu için faydalı olacağını düşündüğünde, arama sonuç sayfasının en üstünde özet bir bilgi paneli gösteriyor. Bu panelde ana bilgiler ve daha detaylı kaynaklara yönlendiren bağlantılar bulunuyor. Google, reklamların bu panelin üstünde ve altında ayrılmış alanlarda görünmeye devam edeceğini ve yeni yapay zeka deneyimlerinin açık web'i destekleyecek şekilde tasarlandığını belirtiyor.
Ancak bu yeni özellikler küresel çapta bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Özellikle ABD'de yapılan araştırmalar, AI Bakışı içinde sahte müşteri hizmetleri numaralarının yer alabildiğini ortaya koymuş. Bazı vakalarda, kullanıcılar arama sonuçlarında gördükleri numaraları aradıklarında gerçek şirket yerine dolandırıcılarla karşılaşmışlar. Uzmanlar, düşük profilli sitelere yerleştirilen bu sahte numaraların, yapay zeka tarafından yeterince doğrulanmadan özetlenerek sunulabileceği konusunda uyarıyor. Üretken yapay zekanın bilgiyi kesin bir formatta sunması, bizim içeriği sorgulama eğilimimizi azaltabiliyor. Google ise spam ve dolandırıcılıkla sürekli mücadele ettiklerini, resmi müşteri destek numaralarını öncelikli olarak gösterdiklerini ve sahte içerikleri filtrelemek için koruma mekanizmalarını güçlendirdiklerini ifade ediyor.
Sadece sahte numaralar da değil, sağlıkla ilgili aramalarda da bazı eleştiriler var. Google'ın hassas konularda profesyonel yardım almayı teşvik ettiğini söylemesine rağmen, yapılan incelemelerde tıbbi içeriklerin ilk gösteriminde açık bir uyarı olmadığı görülmüş. Güvenlik uyarıları, ancak "Daha fazla göster" seçeneğine tıkladığımızda ve ek bilgilerin en altında, küçük ve soluk bir yazıyla karşımıza çıkıyor. Hatta yapay zekanın daha önce pizza üzerine yapıştırıcı sürmeyi önerebildiği göz önüne alındığında, tıbbi önerilerin potansiyel tehlikeleri de endişe yaratıyor.
Mashable'ın 2025'te yaptığı testlerde, AI Bakışı yanıtlarının yaklaşık beşte birinde yanlış veya bağlamı hatalı yansıtan ifadeler tespit edilmiş. Yani doğruluk konusunda da hala eksiklikler olabiliyor.
Bu sistemlere yönelik en büyük eleştirilerden biri de web sitesi sahipleri, gazeteciler ve blog yazarlarından geliyor. Çünkü Google, bilgiyi özetleyip doğrudan arama sayfasının en üstünde sunduğunda, biz kullanıcıların asıl kaynağın sitesine gitme ihtiyacı kalmıyor. Bu durum da web sitelerinin ziyaretçi trafiğinin ciddi şekilde düşmesine ve reklam gelirlerinin azalmasına neden olabiliyor. Birçok kişi bunu, Google'ın başkalarının emeğiyle (içeriğiyle) kullanıcıyı kendi platformunda tutması ve "içerik hırsızlığı" olarak nitelendiriyor. Hatta bazen yapay zeka, güvenilir bir haber sitesinden aldığı bilgiyi düşük kaliteli bir yayının kaynağıymış gibi sunabiliyor veya karmaşık konuları aşırı basitleştirerek bilginin derinliğini kaybetmesine yol açabiliyor.
Burada büyük bir çelişki de var: Google'ın yapay zeka yanıtları aslında yayıncıların sunduğu bilgilerden besleniyor. Eğer yayıncılar yeterli gelir elde edemezse, özellikle küçük yayıncıların işlerini sürdürmesi zorlaşabilir. Bu da uzun vadede yapay zeka yanıtlarının dayanacağı kaynakları sınırlayabilir ve açık web'in daha da daralmasına neden olabilir. Umarım bu konular zamanla daha iyi bir dengeye ulaşır.
Bu güncelleme, bildiğimiz klasik bağlantı listesine dayalı arama şeklini biraz daha ileri taşıyor. Artık daha özetlenmiş ve bağlamına uygun yanıtlar sunmayı hedefliyor.
"AI Modu" adı verilen özellik, Google'ın şimdiye kadarki en yetenekli yapay zeka destekli arama deneyimi olarak tanıtılıyor. Gelişmiş muhakeme yeteneği ve çok modlu yapısı sayesinde sadece metin yazarak değil, sesli komutlarla veya hatta doğrudan kameranızla fotoğraf çekerek de arama yapabiliyorsunuz. Sistem, "sorgu yelpazesi" denen bir teknikle çalışıyor; yani tek bir soruyu alt başlıklara ayırıp web üzerinde aynı anda birçok sorgu yapıyor. Böylece seyahat planlamadan ürün araştırmasına, karmaşık bir konuyu anlamaktan karşılaştırma yapmaya kadar birçok senaryoda daha kapsamlı ve ilgili sonuçlar almamız hedefleniyor.
Diğer yeni özellik ise "AI Bakışı" (AI Overviews). Bu, özellikle hızlı bilgi edinmek isteyen biz kullanıcılar için düşünülmüş. Üretken yapay zekanın bir sorgu için faydalı olacağını düşündüğünde, arama sonuç sayfasının en üstünde özet bir bilgi paneli gösteriyor. Bu panelde ana bilgiler ve daha detaylı kaynaklara yönlendiren bağlantılar bulunuyor. Google, reklamların bu panelin üstünde ve altında ayrılmış alanlarda görünmeye devam edeceğini ve yeni yapay zeka deneyimlerinin açık web'i destekleyecek şekilde tasarlandığını belirtiyor.
Ancak bu yeni özellikler küresel çapta bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Özellikle ABD'de yapılan araştırmalar, AI Bakışı içinde sahte müşteri hizmetleri numaralarının yer alabildiğini ortaya koymuş. Bazı vakalarda, kullanıcılar arama sonuçlarında gördükleri numaraları aradıklarında gerçek şirket yerine dolandırıcılarla karşılaşmışlar. Uzmanlar, düşük profilli sitelere yerleştirilen bu sahte numaraların, yapay zeka tarafından yeterince doğrulanmadan özetlenerek sunulabileceği konusunda uyarıyor. Üretken yapay zekanın bilgiyi kesin bir formatta sunması, bizim içeriği sorgulama eğilimimizi azaltabiliyor. Google ise spam ve dolandırıcılıkla sürekli mücadele ettiklerini, resmi müşteri destek numaralarını öncelikli olarak gösterdiklerini ve sahte içerikleri filtrelemek için koruma mekanizmalarını güçlendirdiklerini ifade ediyor.
Sadece sahte numaralar da değil, sağlıkla ilgili aramalarda da bazı eleştiriler var. Google'ın hassas konularda profesyonel yardım almayı teşvik ettiğini söylemesine rağmen, yapılan incelemelerde tıbbi içeriklerin ilk gösteriminde açık bir uyarı olmadığı görülmüş. Güvenlik uyarıları, ancak "Daha fazla göster" seçeneğine tıkladığımızda ve ek bilgilerin en altında, küçük ve soluk bir yazıyla karşımıza çıkıyor. Hatta yapay zekanın daha önce pizza üzerine yapıştırıcı sürmeyi önerebildiği göz önüne alındığında, tıbbi önerilerin potansiyel tehlikeleri de endişe yaratıyor.
Mashable'ın 2025'te yaptığı testlerde, AI Bakışı yanıtlarının yaklaşık beşte birinde yanlış veya bağlamı hatalı yansıtan ifadeler tespit edilmiş. Yani doğruluk konusunda da hala eksiklikler olabiliyor.
Bu sistemlere yönelik en büyük eleştirilerden biri de web sitesi sahipleri, gazeteciler ve blog yazarlarından geliyor. Çünkü Google, bilgiyi özetleyip doğrudan arama sayfasının en üstünde sunduğunda, biz kullanıcıların asıl kaynağın sitesine gitme ihtiyacı kalmıyor. Bu durum da web sitelerinin ziyaretçi trafiğinin ciddi şekilde düşmesine ve reklam gelirlerinin azalmasına neden olabiliyor. Birçok kişi bunu, Google'ın başkalarının emeğiyle (içeriğiyle) kullanıcıyı kendi platformunda tutması ve "içerik hırsızlığı" olarak nitelendiriyor. Hatta bazen yapay zeka, güvenilir bir haber sitesinden aldığı bilgiyi düşük kaliteli bir yayının kaynağıymış gibi sunabiliyor veya karmaşık konuları aşırı basitleştirerek bilginin derinliğini kaybetmesine yol açabiliyor.
Burada büyük bir çelişki de var: Google'ın yapay zeka yanıtları aslında yayıncıların sunduğu bilgilerden besleniyor. Eğer yayıncılar yeterli gelir elde edemezse, özellikle küçük yayıncıların işlerini sürdürmesi zorlaşabilir. Bu da uzun vadede yapay zeka yanıtlarının dayanacağı kaynakları sınırlayabilir ve açık web'in daha da daralmasına neden olabilir. Umarım bu konular zamanla daha iyi bir dengeye ulaşır.