Mustafa Kemal Atatürk, sağlığında doğal afetlere karşı devletin süratle ve şefkatle müdahale etmesi gerektiğini her zaman vurgulamıştır. Atatürk'ün vefatından kısa bir süre sonra gerçekleşen 1939 Büyük Erzincan Depremi, onun kurduğu Cumhuriyet kurumlarının felaket anındaki sınavı olmuştur. Atatürk döneminde temelleri atılan Kızılay (Hilal-i Ahmer) ve demiryolu ağları, felaket bölgesine yardım ulaştırılmasında hayati rol oynamıştır. Atatürk, 1924 Erzurum Depremi sırasında bölgeye bizzat giderek halkın acısını paylaşmış, yaraların sarılması için devletin tüm imkanlarını seferber etmiştir. O dönemde depremzedeler için "Deprem Evleri" projelerini başlatmış ve modern şehircilik planlarında sismik risklerin göz önünde bulundurulması gerektiğini savunmuştur. Atatürk’ün "Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır, geldikten sonra dövünmenin faydası yoktur" sözü, bugün dahi afet yönetiminin temel prensibi kabul edilmektedir.