Bildiğiniz gibi, ülkemizde dijital yayıncılık ve sosyal medya alanında son yıllarda bazı adımlar atıldı. Şimdi de bu adımların oyun sektörünü etkileyeceği konuşuluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni bir yasa taslağı var. Bu taslak, Steam ve Epic Games gibi büyük oyun platformlarının Türkiye'deki işleyişini kökten değiştirebilir.
Taslağın önemli maddelerinden biri, günlük belli bir erişim sayısının üzerindeki dijital oyun mağazalarının Türkiye'de resmi bir temsilcilik açmasını zorunlu kılması. Eğer bu temsilcilikler açılmazsa, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yüzde 90 oranında bant daraltma cezası uygulanacakmış. Bu da aslında platformlara erişimin neredeyse imkansız hale gelmesi demek. Düşünsenize, 100 GB'lık modern bir oyunu indirmek aylarca sürebilir!
Bir diğer madde ise yaş derecelendirmesiyle ilgili. Uluslararası sistemlerin yanı sıra yerel hassasiyetler de gözetilerek, yaş derecelendirmesi olmayan veya net olmayan oyunların Türk IP adreslerine satışı yasaklanabilir. Bu durum, özellikle maddi imkanları kısıtlı olan bağımsız oyun geliştiricileri için büyük bir sorun yaratabilir. Binlerce bağımsız oyunun Türkiye pazarından çekilme riski var.
Son olarak, BTK'nın yetkileri genişletiliyor. Kurum, sakıncalı gördüğü oyunların içeriğinin değiştirilmesini veya tamamen kaldırılmasını isteyebilecek. Hatta kamu yararı veya çocuk güvenliği gerekçesiyle platformlardan kullanıcı verisi ve teknik kayıtları bile talep etme yetkisine sahip olacak.
Bu düzenlemelerin arkasında yatan üç temel sebep olduğu belirtiliyor. Birincisi, çocuk ve aile yapımızı korumak. Bakanlık, oyunlardaki şiddet, müstehcenlik veya kültürel değerlerimize aykırı öğelerin çocuklara kontrolsüzce ulaşmasından endişe ediyor. İkincisi, hukuki bir muhatap bulmak. Türkiye'de ofisi olmayan şirketler, dolandırıcılık veya çocuk istismarı gibi durumlarda Türk makamlarına bilgi vermekte isteksiz olabiliyormuş. Temsilcilikle bu durumun önüne geçilmek isteniyor. Üçüncüsü ise vergilendirme ve kayıt altına alma. Böylece mali denetim ve vergi gelirlerinin artırılması hedefleniyor.
Peki bu durum biz oyuncuları ve geliştiricileri nasıl etkileyecek? Eğer Steam veya Epic Games gibi platformlar, Türkiye pazarını ofis açma maliyetine değmez bulurlarsa (geçmişte PayPal örneğini hatırlayabilirsiniz), pazardan çekilebilirler. Yüzde 90 yavaşlatma durumunda ise, dijital kütüphanelerimizde binlerce liralık oyunlarımız olsa bile onlara erişemeyebiliriz. Ayrıca, temsilcilik açmanın getireceği maliyetler yüzünden oyun fiyatları da global seviyeye çıkabilir ve bize özel indirimli fiyatlar ortadan kalkabilir.
Büyük oyun firmalarının yaş derecelendirmesi için bütçesi yeterli olabilir, ancak bağımsız geliştiriciler veya küçük stüdyolar bu ücreti genellikle karşılayamıyor. "Yaş derecelendirmesi olmayan oyun satılamaz" kuralı gelirse, Steam'deki oyunların büyük bir kısmını oluşturan bağımsız yapımlar bize kapatılmak zorunda kalabilir.
Taslağın önemli maddelerinden biri, günlük belli bir erişim sayısının üzerindeki dijital oyun mağazalarının Türkiye'de resmi bir temsilcilik açmasını zorunlu kılması. Eğer bu temsilcilikler açılmazsa, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yüzde 90 oranında bant daraltma cezası uygulanacakmış. Bu da aslında platformlara erişimin neredeyse imkansız hale gelmesi demek. Düşünsenize, 100 GB'lık modern bir oyunu indirmek aylarca sürebilir!
Bir diğer madde ise yaş derecelendirmesiyle ilgili. Uluslararası sistemlerin yanı sıra yerel hassasiyetler de gözetilerek, yaş derecelendirmesi olmayan veya net olmayan oyunların Türk IP adreslerine satışı yasaklanabilir. Bu durum, özellikle maddi imkanları kısıtlı olan bağımsız oyun geliştiricileri için büyük bir sorun yaratabilir. Binlerce bağımsız oyunun Türkiye pazarından çekilme riski var.
Son olarak, BTK'nın yetkileri genişletiliyor. Kurum, sakıncalı gördüğü oyunların içeriğinin değiştirilmesini veya tamamen kaldırılmasını isteyebilecek. Hatta kamu yararı veya çocuk güvenliği gerekçesiyle platformlardan kullanıcı verisi ve teknik kayıtları bile talep etme yetkisine sahip olacak.
Bu düzenlemelerin arkasında yatan üç temel sebep olduğu belirtiliyor. Birincisi, çocuk ve aile yapımızı korumak. Bakanlık, oyunlardaki şiddet, müstehcenlik veya kültürel değerlerimize aykırı öğelerin çocuklara kontrolsüzce ulaşmasından endişe ediyor. İkincisi, hukuki bir muhatap bulmak. Türkiye'de ofisi olmayan şirketler, dolandırıcılık veya çocuk istismarı gibi durumlarda Türk makamlarına bilgi vermekte isteksiz olabiliyormuş. Temsilcilikle bu durumun önüne geçilmek isteniyor. Üçüncüsü ise vergilendirme ve kayıt altına alma. Böylece mali denetim ve vergi gelirlerinin artırılması hedefleniyor.
Peki bu durum biz oyuncuları ve geliştiricileri nasıl etkileyecek? Eğer Steam veya Epic Games gibi platformlar, Türkiye pazarını ofis açma maliyetine değmez bulurlarsa (geçmişte PayPal örneğini hatırlayabilirsiniz), pazardan çekilebilirler. Yüzde 90 yavaşlatma durumunda ise, dijital kütüphanelerimizde binlerce liralık oyunlarımız olsa bile onlara erişemeyebiliriz. Ayrıca, temsilcilik açmanın getireceği maliyetler yüzünden oyun fiyatları da global seviyeye çıkabilir ve bize özel indirimli fiyatlar ortadan kalkabilir.
Büyük oyun firmalarının yaş derecelendirmesi için bütçesi yeterli olabilir, ancak bağımsız geliştiriciler veya küçük stüdyolar bu ücreti genellikle karşılayamıyor. "Yaş derecelendirmesi olmayan oyun satılamaz" kuralı gelirse, Steam'deki oyunların büyük bir kısmını oluşturan bağımsız yapımlar bize kapatılmak zorunda kalabilir.