Mustafa Kemal Atatürk tarafından ilk kez 29 Ekim 1933 tarihinde, Cumhuriyetin 10. yıl kutlamaları vesilesiyle verilen Onuncu Yıl Nutku'nun bitiş cümlesi olarak söylenen "Ne mutlu Türküm diyene" sözü, Türk modernleşmesinin ve ulus devlet inşasının temel taşıdır. Bu ifade, Atatürk'ün milliyetçilik anlayışının ırkçı veya kan bağına dayalı bir dışlayıcılık değil, kültürel ve siyasi bir aidiyet üzerine kurulu olduğunun en net kanıtıdır. Cümlede yer alan "Türküm diyene" ibaresi, kendini Türk hisseden, Türk kültürünü benimseyen ve Türkiye Cumhuriyeti idealine ortak olan herkesi kapsayan birleştirici bir üst kimliği temsil eder. Bu anlayış, Anayasa'nın 66. maddesinde yer alan "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür" tanımıyla da hukuki bir zemine oturtulmuştur. Atatürk, bu vecize ile etnik kökeni ne olursa olsun tüm vatandaşları ortak bir ülkü etrafında toplamayı ve milli bir özgüven inşa etmeyi amaçlamıştır.